|

Yine Kürt ve Türk Halkları’nı karanlık bir sürece sürüklemek istiyorlar. Bu ay içinde yaşanan olaylar bilinçli bir şekilde bir merkez tarafından kontrol ediliyor. Bu olaylarla iki halk arasında kargaşa ve şiddet selini yükseltmeye çalışıyorlar.
Diyarbakır’daki olaylarla başlayan süreç Reşadiye-Tokat olaylarıyla, İstanbul ve Bulanık’taki ölümle sonuçlanan provokasyonlarla devam etti. Son olarak da DTP’nin kapatılması, belediye başkanları ve Barış ve Demokrasi Partisi’nin üye ve yöneticilerinin gözaltına alınıp tutuklanması bu sürecin halkalarındandır.
SAYIN BASIN MENSUPLARI

DTP’nin kapatılmasından sonra BDP’ ye geçen Kürt siyasetçilerine karşı yapılan operasyonlar bu sürecin son halkasıdır. ‘açılım’ sürecinde operasyonların yapılması, legal Kürt siyasi kurumlarının kapatılması, halkın oyuyla seçilen siyasetçilerin gözaltına alınıp tutuklanması değişim ve demokrasi umutlarını altüst etti. Bu durum statükocu güçlerin tekrar başarıya ulaştığının göstergesidir.
Bizce hükümetin Ergenekon Terör Örgütü’ne karşı bu tereddütlü yaklaşımı yaşanan son olaylarla yakından ilişkilidir. Bu son olaylar da gösteriyor ki Ergenekon örgütü iş başında.
Hükümetin, değişim yanlılarına yönelmek yerine demokrasi ve özgürlük alanlarında kararlı adımlar atması ve acilen uluslar arası hukuk normlarını kabul etmesi gereklidir. Belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu pek çok sivil Kürt siyasetçisinin tutuklanması ve bununla sivil siyasetin hedef alınması bizi endişelendiriyor. Hak-Par Urfa il örgütü olarak bu durumu kınıyoruz. Hemen bu olanlara son verilmesini bekliyoruz ve kararlı bir duruş sergilemesi yönünde hükümete çağrıda bulunuyoruz.
HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTİSİ ŞANLIURFA İL ÖRGÜTÜ
|