KURULTAYA GİDERKEN HAK-PAR |
KURULTAYA GİDERKEN HAK-PAR
Bilindiği gibi Hak ve Özgürlükler Partisi (Hak-Par) 12 Kasım 2006 günü 2. Olağan Kurultayını yapacaktır. Bu Kurultay iki açıdan önemlidir. Birincisi, Kürt yurtsever hareketini kabul edilebilir, işlevsel ve ortak bir program etrafında buluşturmak. İkincisi, bu tartışmalar ışığında, ulaşacağı sonuç ne olursa olsun, kendini yeniden teçhiz ve tahkim etmek. Deyim yerindeyse, yeni bir anlayış ve heyecanla kendini daha güçlü ve esaslı bir şekilde, değişen şartlar karşısında etkin bir biçimde donatmak.
Hemen belirtmeliyim ki, 21. yüz yıl, Kürt halkı bakımından tarihi önemde fırsatlar ortaya çıkarmıştır. Türkiye AB ilişkilerinin ulaştığı yeni boyut ve Yeni Irak’la birlikte ortaya çıkan Kürt Federe Devleti, ABD’nin Ortadoğu’da daha uzun süre kalacağı yönündeki stratejik işaretler, politik tutum ve yeni ittifaklar açısından Kürt hareketini yeni açılımlar yapmak yönünde ciddi adımlar atmak zorunda bırakmıştır. Şimdi siyaset söylemi, program ve hedefler bakımından kendine yeni ve etkin bir yol bulmakla karşı karşıyadır. Hiç kuşku yok ki Kürtler, 20 yüzyıla değin süren derin politik yalnızlığı ve kuşatılmışlığı, önemli ölçüde aşmış durumdadır. Artık önemli bir bölgesel aktör ve değişen yeni Ortadoğu denkleminin önemli bir dengesi haline gelmişlerdir. Gelecekte karşılaşılması olası bütün veriler, Kürt hareketinin kazanımlarının artarak devam edeceğini ve bir bütün olarak Kürt ulusunun her geçen gün dünden daha iyi bir geleceğe, üstelik kararlı ve inançlı bir özgürlük talebiyle yürüyeceğini göstermektedir. Bu belirgin tablo, en başta pragmatizm olmak üzere, tüm siyaset manivelalarının kullanılabilir unsurlar olduğu gerçeğini, her zamankinden daha kuvvetli araçlar olarak gündemimize getirmektedir. Açık ki, Kürt ulusal hareketini ve onun kazanımlarını korumak, bu kazanımları artırmak ve daha güçlü bir zemine oturtmak; ideolojik- politik mülahazaları aşan bir boyutta ve ortak akla dayalı güç ve eylem birliğini zorunlu kılan ulusalcı-devrimci çizgiyi esas almakla mümkündür. İçinde bulunduğumuz yüzyılın ilk çeyreğinde ortaya çıkacak olan yeni denklemler bakımından da Kürt hareketinin kendini yeni duruma göre konumlandırmasını önemli bir gereklilik haline getirmiştir.
İşte tam da bu dönemde, önemli ölçüde de bu yeni süreçle ilgili olarak, politik arayışların ve ulusal birlik isteminin giderek güçlendiğini görmekteyiz. Hiç kuşku yok ki, iş ve güç birliği yönündeki yumuşama, yan yana ve bir arada yürümeye dönük çabalar, yukarıdan bahsettiğim tablodan bağımsız değil. Denebilir ki, söz konusu arayışların görece olarak, en güçlü halkası Hak-Par’dır. Bunu bir durum tespiti olarak kabul etsek dahi, “yeniden” diyebilmek ve kendini Kürt yurtsever hareketinin her bakımdan, -gerek kadro yapısı, gerek program ve tüzük değişiklikleri yönünden- yüz yüze bulunduğu sorunların bir parçası olarak görmek, Hak-Par’ın bu dönemde atacağı en doğru ve gerekli adımı olacaktır. Zira gelinen nokta, Hak-Par açısından, iş ve güç birliğini arzulayan bir iradeyi ortaya çıkarmıştır. Hak-Par’ ın birlik yönündeki istek ve iradesinin en somut örneği, değişen koşullara uygun olarak program ve tüzüğünde değişiklikler yapmayı benimsemesidir. Eş zamanlı olmasa da, PM’ nin parti sorunlarını ve program hedeflerini tartışmaya açan ve bunu daha güçlü bir hareket yaratmanın başlangıcı sayan kararı ise, kimi yeni fırsatlar karşımıza çıkartmaktadır. Eğer siyaset kadroları olarak, bu dönemin ortaya çıkardığı sorunları aşma yönünde, ortak bir tutum ve kararlılık gösterirsek, demokratik Kürt muhalefetinin her kesiminin işini kolaylaştırmış olacağız.
Bir cümleyle belirtmek gerekirse, bugün Hak-Par kendi durumundan memnun değil, Kürt muhalefeti de bu memnuniyetsizliği paylaşmakta. Diğer yandan tek tek çevreler olarak da kendi durumumuzdan memnun değiliz.
Namemnunlar olarak, ya atomize olan bu süreci kanıksayacak ve bir dönem daha Kürt ulusunun politik sosyal taleplerine müdahale etmek gücünden yoksun kalacağız. Ya da, yapay nedenler ve geçmiş on yılların ön yargılarının beslediği güvensizliği aşarak, iş ve güç birliğini esaslı bir politikayla, yeni bir umut olarak Kürt ulusal hareketinin emrine sokacağız. İki durumda da, sorumluluk biz de olacaktır. Elbette siyasal işbirlikleri bugünden yarına sağlanacak kadar kolay süreçler değildir. Çetin bir süreç olmasının yanı sıra uğraş, özveri, çaba ve kararlılık da gerektirmektedir. Bıkmadan, usanmadan bu yolda yürümeye devam etmeliyiz.
Eğer bir arada olmak için açık ve saydam bir politik zemin yaratabilirsek, zamanı lehimize çevirebilir ve hepimizin ortak sorunu olan, bu kötü gidişi durdurabiliriz. Önemli olan yeşermiş birlik istemlerini her adımda beslemek ve boy vermesini temin etmektir.
Bugün Hak-Par durduğu noktadan, Kürt ulusunun ortak çıkarları doğrultusunda nelerin yapılabileceğine ilişkin bir yol haritası önüne koymuştur. Kürt politik hareketinin bu haritayı daha berrak ve belirgin bir hale getirmesi olanaklıdır. Bunun için, hem politik derinlik bakımından yeterliliğimiz var, hem de kadrolar olarak gerekli yeteneğe sahibiz. Bizden beklenen bu dağınık tabloyu toparlayacak ve gücümüzü doğru yöne kanalize edecek bir ustalıklı liderlik göstermektir. Moralimizi bozmadan, yılgınlığa düşmeden büyük bir umut ve çelik bir inançla bu strateji uğrunda çaba sürdürmeliyiz.
Şimdi üyesinden en tepe noktasında görev yapan yöneticisine kadar, her Hak-Par gönüllüsünün önünde iki temel görev durmaktadır.
Bir yandan program ve tüzük çalışmalarına, yeni dönemin politik ihtiyaçları ve Hak-Par’ ın daha dinamik ve ulusalcı talepler çizgisini önde tutan arayışlar doğrultusunda katkı yapmalıyız. Bunun için söz konusu değişiklikler taslağına yeni önerilerle destek sunmak, varsa daha başka konularda atölye çalışmaları düzenlemek önemli bir katkı sağlayacaktır.
Diğer yandan her düzeyde, yeni dost çevreler kazanmak ve partiyi kitleler önünde tartıştırarak, partinin yeni arayışını Kürt hareketinin ortak çıkarına olan bir anlayışla propaganda etmeliyiz. Buna uygun olan, her türlü imkan ve aracı seferber etmeliyiz.
Çabalarımız nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, her iki halde de, Hak-Par ve onun bir parçası olduğu Kürt yurtsever hareketi kazanacaktır.
Şimdiden Hak-Par 2. Olağan Kurultayı Kürt ulusuna armağan olsun… 23.09.2006
Ümit TEKTAŞ
|