|
Ümit TEKTAŞ
Partimizin kuruluşu üzerinde 7 yıl geçti. 8. Yılımızda 3. Konferansımızı topluyoruz. İlk Konferansımızı 27–28 Kasım 2005 günlerinde “Federasyon” konulu gündemle toplamıştık. Konferansa katılanların önemli bir bölümü, şimdi programımızda yer aldığı biçimiyle federasyon talebimizi benimsemişti. Bu bakımdan 1. Konferansımız amaçları açısından başarılı olmuştu. Elbette bu başarının arkasında, 1,5 yılı aşan süre içinde, pek çok bölge toplantısıyla parti tabanının görüş ve düşüncelerinin de etkisi vardı. Denebilir ki, parti örgütlerimiz bu dönemde birer iş ocağı gibi çalışarak, konferans öncesi süreci verimli ve etkin bir biçimde değerlendirdi.
2. Konferansımız 3. Kongremiz öncesinde parti yönetiminin yeniden şekillenmesi amacıyla o dönemin Parti Meclisi kararıyla ön görülen bir amaç uğrunda toplandı. Söz konusu konferansla, 3. Kongremiz öncesinde parti organlarının şekillendiği bir gayri resmi Kongre amaçlanmıştı. Gerek hazırlık döneminin verimli yürümemesi gerek parti içindeki farklı eğilimlerin ortaklaştırılamamış olması nedeniyle bu konferanstan istenen sonuç çıkmadı. Bunda, o günkü Genel Başkan’ın ( Sayın Sertaç BUCAK’ ın ) yeniden aday olup olmayacağını son ana kadar açıklamamış olmasının da etkisi olmuştur. Diğer yandan Parti Meclisi kararı ve Konferansın toplanacağı tarih arasında da el verişli bir zaman yoktu. Haziran sonunda alınan karar ve araya yaz aylarının da girmesiyle hazırlık çalışmaları ne yazık ki örgüt tabanına taşınamadı. Hatta bu eksiklik ve belirsizlikler nedeniyle 3. Kongremiz 2. Konferansımızın tartışmalarının baskısı altında toplandı. Zaten Konferans ve Kongre arasındaki süre yaklaşık bir ay kadar kısa bir zaman dilimini içeriyordu. Konferansı 20–21 Eylül 2008 günlerinde topladık, Kongremiz de 26 Ekim 2008 günü toplandı.
3. Konferansımız ise, 3. Kongremizde alınan bir karar gereği toplandı. Bir tavsiyede bulunan 3. Olağan Kongremizin 3 numaralı kararı şöyleydi. “Kongremiz, yeni seçilen yönetim organlarına, yerel seçimlerden sonra makul bir süre içinde, partinin çalışmaları ve örgütün genel sorunlarının değerlendirilmesi için bir konferans toplamasını ve konferans sonuçları için gerekirse bir olağanüstü kongre kararı almasını tavsiye eder.”
Partimizin yüz yüze bulunduğu durum bakımından bu konferansın diğerlerinden daha önemli olduğunu söylemek, 1. ve 2. Konferanslarımızın değerini ve önemi aşağıya çekmek manasına gelmemelidir. Ancak ilk iki konferans amaçları, hazırlanışı ve sonuçları bakımından parti bütünlüğü açısında bir soruna işaret etmediği gibi, böyle bir sorunun etkisiyle de toplanmamıştı. 3. Konferansımız hem bir Kongre kararıyla toplandı hem de parti bütünlüğü açısından zamanla birikmiş önemli sorunlarımızın su yüzüne çıktığı bir dönemde yapıldı. Bu nedenle gerek hazırlanışı ve düzeni, gerek zamanlaması bakımından özel bir önem taşıyordu. Dikkat ve yoğun bir ön çalışma gerektiriyordu.
3. Konferansımız öncesi, değişik grup ve eğilimi temsil eden veya bu kesimlerin düşüncelerini yansıtan 20 civarında partilimizle yüz yüze görüştük. Dört merkezde yaptığımız bu çalışmayla her kesimin görüşlerini, öneri ve beklentilerini aldık. Diyarbakır’da biri yemekli toplantı olmak üzere iki katılımlı toplantıyla farklı eğilimden partilimiz bir araya geldi. Bu arkadaşlarımız parti içi sorunlarımızın kaynağını tartıştı, çözüm yolları üzerine kafa yordu.
Karşılıklı katkıların, iyi niyetli çabaların sonucunda ve ilan edilen bir takvim içinde sürdürülen girişimler, konferansı başarılı sayılacak bir biçimde sonuçlandırdı. Sonuç bildirimiz durumu aşağı yukarı yansıtmaktadır. Tüm kesimler açısında kabul edilebilir bir tablo ortaya çıktı.
Konferansımız partimizin mozaiğine uygun on kişiden oluşan bir komisyon kurarak, partimizin daha güçlü bir konuma taşınması için önemli bir fırsat elde etti. Şimdi komisyonumuzun ve parti yönetimimizin Ulusal Demokratik Kürt Muhalefetine karşı sorumluluğu bir kat daha artmıştır.
Samimi bir ortam ve açık bir zeminde sürdürülen tartışmalar kimi olumlu yargıları pekiştirdi, olumsuz olanları da önemli ölçüde kırdı. Son 3 yılımızı şu ya da bu biçimde değerlendirme fırsatı bulduk, partililer bu dönemi nasıl gördüklerini ve nasıl yorumladıklarını anlattı. Algıların ve yargıların partili mücadelede önemine değinildi. Herkes çeperin içi ve dışının Ulusal Demokratik Kürt Muhalefeti bakımında hangi anlama geldiğini kendince yorumladı, tartıştı. Deyim yerindeyse, hepimiz karşılıklı saygı temelinde ve özenli bir olgunluk içinde eteğimizdeki taşları döktük.
Konferansımızda, karşılıklı saygıya ve çoğulcu yapımıza dikkatle vurgu yapılması ve bu hususların altının çizilmesi, gelecekte farklı grupların varlığından kaynaklanan sorunların daha az yaşanacağını gösteriyor. Erişkin ve hoşgörüye dayalı bir siyasal olgunluğa doğru yol aldığımızı söylemek abartı sayılmamalıdır. Parti içi demokrasimiz ve demokratik birikimimiz 3. Konferans deneyimizle güçlendi, kurumsal nitelik kazanmak bakımında biraz daha sağlamlaştı.
60 civarında partilimizin katıldığı ve altı oturumda, Genel Başkan dışında, yaklaşık 25 arkadaşımız görüş ve düşüncelerini belirtti. Konuşmacıların büyük çoğunluğu partinin çoğulcu yapısını temsil eden farklı gruplardan oluşuyordu, bu da grupların katılımı bakımından son derece önemli bir gösterge oluşturmuştur.
Diğer yandan Konferansımızın kimi eksikleri de göründü. Konferans gündemi nedeniyle katılmalarında yarar görülen ve son ana kadar katılmaları beklenen kimi arkadaşlarımızın katılamaması, Urfa ve Bingöl örgütlerimizden hiç kimsenin Konferansta bulunmaması önemli bir eksiklikti. Başka bir eksik de parti yönetiminin ve Konferans Divanı’nın rahatlığı nedeniyle, Sonuç Bildirisi ve Karar Tasarılarının tartışılıp oylanması sürecine kimi partililerimizin Mersin’den erken ayrılmak gerekçesiyle katılım göstermemesiydi. Bu durum, Konferansın önemi ve olgunluğuyla bağdaşmayan bir görüntü oluşturmuştur. Coşku, heyecan ve sinerji paylaşımı ile takım ruhu açısından bu tablo konferansın hakkettiği resmi yansıtamamıştır.
Konferansın sağlıklı geçmesinde divanın demokratik hoş görüsünün katkısı olmuştur. Divanın adil ve demokratik yönetimi, tutanak ve belgelerin bir düzen içinde tutulup korunması nedeniyle Divan heyetine teşekkür etmek gerekir.
Ayrıca, Parti Meclisi Üyemiz ve Mersin İl Başkanımız Sayın Muaz BOZYEL, Konferans süresince büyük emek harcadı. Konukların karşılanması, Konferans yerine taşınması ve yerleştirilmesi için bir hayli koşturdu. Adeta bir ev sahibi gibi davrandı. Kendisine teşekkür etmek gerekir, bunu fazlasıyla hak etti.16.11.2009
Ümit TEKTAŞ'ın Eski Yazıları
SİYASİ PARTİLER YASASI VE PARTİ İÇİ DEMOKRASİ ( II )
SİYASİ PARTİLER YASASI VE PARTİ İÇİ DEMOKRASİ ( I )
BİR YILIMIZ GERİDE KALIRKEN
KONFERANSA GİDERKEN
BALIK HAFIZASI
ONURA TUTUNMAK
SULAR DURULMUYOR
HOŞ GELDİN TEVKURD
SÜNGÜ GÜCÜ, DİPÇİK ZORU
ORTAK BAĞIMSIZ ADAY
SİYASET VE SİYASET YÖNETİMİ
ANKARA OYUNLARI VE CUMHURİYET MİTİNGLERİ
TARİHE NOT DÜŞMEK ( I )
MİLLİYETÇİLİK
KURULTAYA GİDERKEN HAK-PAR
|