İNKARCILARA NE DEMELİ…
’Aslını inkar eden Haramzadedir’

 Karakeçi Aşiretinden olduğunu iddia eden emekli bir subay Ergani'nin bazı köylerini ziyaret ederek, kimi eski Ülkü Ocakları mensuplarıyla ‘Karakeçililer' derneğini kuralım ve dergi çıkaralım şeklinde çalışma ve propaganda yapmış. Bunlara toplantı önermiş,'bizim aslımız Türk'tür' demiş. Bu yalanlara kanan bazı eski sol ve sözde Kürdi insanlar da kanmışlar. Bazı kendini bilmez insanlar da ‘Dünyada sınırlar kalkmış, Kürt Türk kardeştir. Kürdistan'ı savunmak ilkelliktir, gericiliktir' diyorlar. Tabi ki kör ve köleci ruhlu insanlar, Kosova'yı, Kıbrıs'ı, 70 bin nüfuslu Osetya'yı, Balkanlarda kurulan 6-7 devleti, Çekoslovakya'nın Çek ve Slovenya olarak 2 devlete dönüşmesini, İspanya'da özerk bölgelerin oluşumunu görmek istemiyorlar. Belçika ve Avrupa'nın bazı ülkelerinde farklı kimliklerden dolayı federasyon oluşlarını fark etmiyorlar ya da fark etmek istemiyorlar.Türkiye tek Ülke,tek Bayrak ve tek Millet'e sıkıştırılıyor ya!Tüm gayretler bunun için. Avrupa'da hiçbir devlet sınırlarını kaldırıp devlet yapısını lağvetmemiş. Güven temelinde sınırlarında asker ve mayın yok,gezi yasağı yok, o kadar.

Bizimkiler ‘tas yok, hamam yok', yarasa misali hemen soyunuyorlar.70 binler devlet olurken, 40-50 milyon Kürd'ü inkar edip, devlet oluşuna, özgür oluşuna, kendi kendini yönetmesine karşı direniyorlar. Oysa bu abes ile iştigalden başka bir şey değildir.
Neden bu kadar köleliğe meraklısınız? Çok mu çıkar sağlıyorlar? Dünyadaki tüm uluslar kendini yönetirken, bir Kürtlere mi kabahat oluyor?.
 
Karakeçi Aşireti:
Önceleri Metina bölgesinde yaşarlardı. Kışın bu bölgede, yazın da hayvanlarını Serhat Bölgesinde barındırıyorlarmış. Genellikle siyah dişi keçi beslerlermiş. Bundan dolayı Osmanlılar bunları karakeçili (qer=siyah, keç=dişi) olarak isimlendiriyorlar Metina bölgesi, Diyarbakır'dan Suriye çöllerine kadar uzanan bölge.Bu Bölgede Mitani Devleti uzun süre egemenliğini sürdürmüş.Metina da ismini Mitani'den almış. Daha sonra Osmanlı yetkililerince Çölne Reşe (Siverek'ten Hilvan'a kadar olan bölgenin ismi). Siverek'in Mızara ve Tümeti de mecburi yerleşime tabi tutuyorlar.
 
O zaman bu Aşiretin büyüğü Bektaş Ağa imiş. Daha sonraları Ziya Gökalp, o zamanların yetkilisi olan Dırêhê'nın oğlu Abdulkadir Bey'e gidip ‘Türk olduğunuzu beyan edin, sizi tarihe böyle yazayım' diyor. Onlar da bu ısrarcı tavır üzerine Ziya Gökalp'ı dövüp kovuyorlar.
‘Bizim aslımız Kürt'tür, Osmanlıların bize taktığı isim ve nitelendirmelerle tanıyıp tanıtamazsınız' diyorlar.

Bizim ecdatlarımız bu bölgede yaşamışlar. Biz Türkçe bile bilmiyoruz demişler.
Karakeçililer 6 boydan oluşurlarmış: Amini (Binisokya), Husıka, Musıka, Mireka, Ömer Aliya ve Şexi'ya olmak üzere 6 boymuşlar.
 
Amini (Binisokya) Boyu:
Bunlar aynı soydan gelen akraba topluluğudurlar. Aşiretler, ille de aynı soydan, ya da akraba topluluğundan olmayabilirler. Zira aşiretler modern devletler öncesi yönetim biçimlerindendirler. Bir araya gelip, yetkili tayin edip kendilerini dış saldırı ve talanlardan koruyabilmek için kurulmuşlardır. Örneğin Rutan aşireti: Suriye'de Arap, Mardin ve Kızıltepe'de Kurmanc ve Piran'da Zaza Kürd'ler bu aşiret mensuplarıymışlar.
Berwiler:
 
Yaklaşık 150 yıl önce, Siverek'te Karakeçi aşiretinde çıkan bir olaydan ötürü, oralardan kopup, Diyarbakır'ın Ergani İlçesinin Selman Köyü civarına yerleşen yakın akraba topluluğudurlar. Burada bu topluluğun başında Xıdır Keya varmış. Hala Selman yakınlarında Quça Xıdo ismiyle bir mıntıka anılıyor. Beli bir süre sonra çoğalan ve yerleri dar gelen insanlar çevreye yayılıp yeni köyler oluşturuyorlar. Bunlardan Xıdır Keya'nın oğlu Hasan ve kardeşleri göçüp, daha önce İnkoya yerleşen bacıları Zeyno'nun yanına yerleşiyorlar,yaklaşık 100 yıl önce. Karakeçi Aşiretinin Amini (Binisokya) boyundandırlar.
 
Berwiler: Selman, Berwan, Kocali, İnko, Gulan, Qeyan, Zeydelan, Gıryan ve Kolbext köylerine yayılıp yerleşiyorlar. Tek tük insanlarda gelip bu köylere yerleşiyorlar. Başka köylere, Piran tarafına da birkaç aile göçüp gidiyorlar.
Dikkat edilirse, insanların isimleri, köy, bölge, mıntıka, dağ, nehir ve hayvan isimleri Kürtçe'dir. Tarih boyunca da hep Kürtçe konuşulmuştur. Iraktaki Türkmenlere bakalım: Güney Kürdistan'da isimleri, dilleri, gelenekleri hep Türkmencedirler.

Cumhuriyet döneminden sonra, isimler değiştirilip, asimilasyona tabi tutulmuşuz bir bütün olarak Kürtler. Paralı ve yanlı olan Ziya Gökalp'a verilen emir ve görev üzerine, Karakeçililer ve bazı aşiretler Türk gösterilmişler. Yine bazı devlet yazarları karda yürüyüp ‘kart kurt' sesini çıkaran Türklere Kürd denildiğini iddia etmiş, bunlar esasında 'Türk'tür', dağlı Türklerdir tezi geliştirilmiş, sonuç olarak Kürtler inkâr edilmişlerdir. Sömürgeciler hep böyledirler.

Ebetteki bin yıllara dayanan, tarih kitaplarında ve ansiklopedilerinde, belge ve araştırmalarla varlığı somut bir halktır Kürtler. Kendi coğrafyasında en eski yerleşik halk olan Kürtleri, inkâr ve sömürgeci devletin söylediklerine göre tanımlayamayız. Karakeçi kelimesinin birleşik (qer ve keç) kelimelerinden oluştuğunu qer (siyah), keç(dişi) olduğunu görüyoruz. Karakeçililer dişi keçi beslediğinden Türkler onlara karakeçi demişlerdir. Elbette ki amacım bir aşireti yeniden canlandırmak değil, zaten sosyolojik olarak ta mümkün değildir. Ama Türk ideologları ve bazı yazarları Kürdistan bölgesindeki bu doku değiştirme hareketiyle, Kürtlerin yaşadığı coğrafyada çoğunluk olmadığını kastediyorlar. Tahripler ve çarpıntılar buna yöneliktir.

Kaldı ki, Kürdistan coğrafyasında yaşayan herkes de Kürt değildir, ama Kürdistanlıdırlar, bu ülkenin insanlarıdırlar. Birbirine bağlı bu insanların kaderleri ülkenin özgür ve demokratik olmasına bağlı. Kürdistan özgürleşip demokratik bir yönetime sahip olursa, tüm bu insanlar mutlu olur, eşit ve özgür bir biçimde tüm haklarına kavuşabilirler. Örneğin: Güney Kürdistan Federe Devleti en güzel örnektir. Orda Kürtler, Asuriler, Keldaniler, Türkmenler ve her kesim farklı inançlara sahip olan topluluklar kardeşçe, barış içinde ve mutlu bir şekilde yaşıyorlar. Ülkelerini hep birlikte yönetmektedirler. Daha iyiye ve güzele varmak için hep beraber mücadele ediyorlar.
 

Şeref Yalçın
10.09.2008
Amed

 

ŞEREF YALÇIN'nın Eski Yazıları

TARAFSIZ OLAMAYIZ

ÖNCE MÜRİTLİKTEN KURTULALIM…

Bize ne oluyor?..

Direkler çatırdıyor

Orta çağ mı ? Özgür ve demokratik bir ülke mi ?

Şiddete hayır!...

Konuyu baştan almak

Ne Yapilmali? Eleştiri ve Çağri

Bize ne oluyor?..

Böyle dostlar olunca!...
Ya da böyle kürtler olunca!.

‘Tarih tekerrür ediyor

Somut durum ve siyasi talep

Ezberi bozmak veya ne yapmalı?

Sahip ve sahiplenme

BASINDA HAK-PAR
Genel Merkez : Sağlık 2 Sokak 56/10 KIZILAY / ANKARA Tlf: 0312 434 35 01 - hakpar1@hotmail.com - hakpar@hakpar.org.tr
                            Diclekent Bulvarı Yayla Sitesi A/Blok D:2 Kayapınar / DİYARBAKIR Tlf : 0 412 237 88 94