Böyle dostlar olunca!...
Ya da böyle kürtler olunca!... |

Kürtlerin bir fotoğrafını çekelim. Bu fotoğrafta kimin ne olduğu ve kimin ne yaptığına bakalım. Kiminin elinde kazma, kiminin elinde balyoz, kiminin elinde çamur, kendileri diz boyu pislik içinde, güzel ve temiz olmaya çalışanları da kendilerine benzetmeye çalışırlar. Dünyaya bakmaz bu tip insanlar. Özgürlüğünü elde etmiş halkların nasıl dayanışma ve güçbirliği sonucu bunu elde ettiklerini görmezler. Bunun yerine bu konuda mücadele eden insanlara çamur atmaya bayılırlar.
Hemen başta söylemeliyim ki tabi bu bulanık ve sisli ortamda iyi şeyler de yok değil. Bu fotoğrafın dışında kalan kimileri de bu çetin ve zorlu yolda mücadelelerine canı gönülden devam ediyorlar. Onlara kimsenin lafı zaten olmaz.
Bazıları da var ki, yukarda saydığımız insanların yapısında olmasalar bile, soğuk savaş kültüründen kendi kendini kurtaramadıkları için, her şeyi o bakış açısıyla görür ve o çerçevede çözüm üretmeye çalışırlar. Bunların ortak paydaları ise kendilerini değiştirmeyi, gözden geçirmeyi düşünmemeleridir.
Yine bazıları kahve örgütlerini kurmuşlar. Yıllarca aynı şeyi tekrarlar dururlar, sıcaktan soğuğa ellerini dokundurmazlar. Hep oklu eleştirilerini atacak birilerini bulurlar.
Bir ozanın deyişi vardır ‘tanrı tanrı, güzel tanrı, cenneti cehennemi yarattın. Kıldan ince köprü yaptın. Erkek isen sen geç tanrı'.
Yani kısacası yukarıda saymaya çalıştığım arkadaşlara demem o ki ahkam kesmek kolay. Herkes vicdanını bir yoklasın. Ben konuşuyorum ama 20-30 yıldır bu ülke için ne yaptım.
Taş üstüne taş koydum mu? Taş üstüne taş koymaya çalışanlara destek olmaya mı çalıştım, yoksa arkadan kaktırmaya mı çalıştım.
Devam edelim!...
Bazıları da ömür boyu bu ülkede bir yapı içerisinde yer almaz, yapılara destek olmaz. Atasından ecdadından dem vurarak kendilerini bir yere koymaya çalışırlar. Bu da yetmiyormuş gibi medyumculuğa ve falcılığa başlarlar. Gerçi bu toplumda bunlarda hala rağbet görüyorlar ama, farklı mecralarda, farklı insanlarla! Örneğin;
‘‘… Diğer Kürt çevreleri de yarı mahçup bir edayla kendilerine uzatılacak bir seçim rüşveti beklentisi içindedirler. Bunu Kürt seçim bloğu adıyla sunmak, olayın vahametini örtmeye yönelik kamufleden ibarettir'' der.
Bunu okuyunca kendi kendime ‘ne kadar cahil kalmışım, millet ne kadar kendini geliştirmiş' dedim. Artık söylemediklerimizi, beynimizin içini de okuyanlar çıkmış. Aman sen sen ol aklından kötü şeyler geçirme dedim kendime. Dedim ya falcılar, medyumlar, kehanette bulunanlar çoğalmış. Ömründe hiç bedel ödememiş ‘atalarının dedelerinin değerlerine sığınarak' bol keseden atmak kolay. Bekara boşamak çok daha kolay.
Müslümanlar hacca giderler. Sonra her ırktan, her ulustan, her düşünceden insanlar inandıkları tanrı için şeytana taş atarlar. Maazallah bizimkiler orda olsalar eteklerine taş yerine sabun doldurup etrafa saçardılar. Ne kadar çok insan yere serdim diye de keyifle seyrederdiler. Çünkü bu iş meslek işi.
Eleştiri, özeleştiri elbette gelişmenin temel ilkelerinden biridir. Ama yapıcı olunca, ama yalancı olmayınca! Dostlara karşı her zaman olumlu yapıcı ve yol gösterici, tamamlayıcı olduğu sürece. Düşmana karşı teşhir edici ve bitirici olmalıdır aynı zamanda.
Açıkçası bu sözde eleştirenleri anlamış değilim. Dostsanız bunu yolu yöntemi bu değildir. Düşmansanız, sömürgeciler ve üniterciler yeterlidir, size ihtiyaç zaten yok. Yok amacınız birilerine tatlı gözüküp görücüye çıkmaksa dama çıkıp bağırmaya gerek yok. Onlara kendinizi zaten böyle gösteremezsiniz. Yani kısacası bir atasözü vardır ‘hırsız herkesi hırsız zannedermiş'.
Kötü niyetlileredir bu göndermelerim. İyi niyetli dostlarıma tavsiyem de, artık kahve örgütlerinden 3-5 li gruplardan kurtulalım artık. Ya kendinize uygun bir yer bulun ya da size hitap edecek bir örgütlenme kurun. Kürtlerin kafası yeterince karışık, buna bir de siz eklenmeyin lütfen.
Ortadoğuda şartlar Kürtlerin, Kürdistanın lehine değişmiştir. Gemi limana demir atmış. Unutmayalım ki bu gemi ömür boyu Kürtleri beklemez. Aklımızı başımıza toplayıp ne yapacaksak ne önereceksek gelin hep beraber karar verip yapalım. Bu halimizle ülkemize de , halkımıza da faydalı olamayız.
Ülkenin ve kendimizin fotoğrafına yeniden bakalım ve doğru okuyalım. ‘cüzzam' hastalığından kurtulalım.
08 Ağustos 2007
Şeref YALÇIN
Hak-Par BK üyesi |