......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün7289
mod_vvisit_counterDün7296
mod_vvisit_counterBu Hafta50871
mod_vvisit_counterGeçen Hafta55006
mod_vvisit_counterBu Ay156163
mod_vvisit_counterGeçen Ay216951
mod_vvisit_counterTüm Zaman2751069

We have: 62 guests online
Senin IP no:: 54.224.83.221
 , 
Today: Tem 21, 2018

HER ŞEY DEVLET AKLININ BELİRLEDİĞİ ÇERÇEVEDE OLUŞTU
AddThis Social Bookmark Button

24 HAZİRAN 2018 SEÇİMLERİ : (I)

HER ŞEY DEVLET AKLININ BELİRLEDİĞİ ÇERÇEVEDE OLUŞTU

Sedat Çınar

Seçimlerden bir hafta önceydi. Bir gazeteci arkadaşım aradı. Seçimin sonuçlarına ilişkin tahmin soruyordu. 
“Cumhurbaşkanlığında Erdoğan ilk turda seçilir, AKP 301 vekili çıkaramaz; 
HDP 11.5 ile barajı aşar, Demirtaş Partisinden 3 puan eksik alır; 
M.Akşener Demirtaş’tan en az 1 puan eksik alır; 
MHP Kasım 2015 oylarını korur.” demiştim.

24 Haziran seçimlerinin yapıldığı günün gecesi aynı gazeteci aradı. Telefonla çok sayıda insandan görüş aldığını neredeyse küsuratlarına kadar sonucu tespit eden dört arkadaşından biri olduğumu, bunu nasıl bilebildiğimi, neyi düşündüğümü soruyordu.

Kısaca kendisine "devlet aklı" dedim. Tahmin ettiğim parametreleri anlattım.

“Devlet aklı”; Türkiye'nin her alanda zor bir süreçten geçtiğini ve bir beka sorunu yaşadığına inanıyor. Dünya'da orta doğuda yeni dengeler oluşuyor.

Türkiye bu dönemi güçlü bir liderlikle, Erdoğan'ın liderliğinde götürmeliydi. Bu akıl gereği Erdoğan yarışı birinci turda tamamlamalıydı. Öyle de oldu.

Anayasada Başkanlık Sistemi veya Cumhurbaşkanlığı Sisteminde, Başkanın/Cumhurbaşkanının yetkilerini yeterince denetleyecek, dengeleyecek mekanizmalar eksikti.

AKP'nin çoğunluk olduğu Parlamento tablosunda, Erdoğan'ın kişisel özellikleri de dikkate alındığında, devlet aklının öngördüğü çizgileri aşındırabilir, bu çizgilerin dışına çıkabilir çıkabilirdi. Bu nedenle AKP 301'in altında olmalıydı. Öyle de oldu.

AKP'nin Parlamentoda 301'in altında kalması ancak ve ancak HDP'nin barajı aşmasıyla mümkün olabilirdi. Tek başına parlamento çoğunluğunu elde etmiş bir AKP, barajı aşmış bir HDP'den daha fazla risk taşıyacaktı.

Üstelik HDP’nin baraj altında kalması AKP’nin tek başına anayasa değişikliği yapabilecek çoğunluğa bile sahip olmasına da yol açabilirdi. 
“Devlet aklı” riskli olmayanı tercih edecekti. Bu sebeple de HDP'nin barajı aşması sağlandı.

Önceki seçimlerde de HDP ve seleflerine benzer görevler verilmişti.

HDP'nin seleflerine Temmuz 2007 seçimlerinde AKP'nin tek başına Cumhurbaşkanı belirleyecek bir çoğunluğun elde edememesi için, 2011 yılı seçimlerinde tek başına anayasayı değiştirecek çoğunluğa ulaşmaması için işlev görmesi öngörülmüştü.

2007 yılında MHP Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Meclis Genel Kuruluna katılmasaydı, AKP Abdullah GÜL'ü cumhurbaşkanı seçemeyecekti. 2011 yılında gerçekten de HDP seleflerinin seçtirdiği bağımsız milletvekilleriyle AKP Anayasa değişikliği yapabilecek çoğunluğu elde edememiş ve artık anayasayı değiştirmekten vazgeçmişti.

(HDP'ye verilen, AKP'nin parlamentodaki gücünü kırma görevinin Kürtler için yarattığı sonuçlar üzerine çok ciddi düşünülmesini öneriyorum.)

MHP oy kaybetmeyecekti. “Devlet aklı” MHP'ye bu mekanizmada mekanizmayı çalıştıran bir anahtar görevi yüklemişti. Devlet aklının öngördüğü şey oldu. MHP ERDOĞAN'ı DENGELEYEN VE DENETLEYEN bir konuma geldi.

MHP'nin darbe gecesindeki darbe karşıtı tutumu, "Fırat Kalkanı" ve Afrin harekatlarına verdiği destekler, PKK VE FETÖ ile mücadelede ortaya koyduğu destek BAHÇELİ'yi ERDOĞAN'ın patronu, büyüğü konumuna yükseltmişti.

1 Kasım 2015 seçimlerindeki oylarını kaybetmesi için Türk milliyetçiliğinin nezdinde hiç bir sebep yoktu. Nihayet MHP oylarını korudu.

İyi Parti, AKP karşıtlarının parlattığı ve kadrosal olarak desteklediği bir partiydi. İyi Partiden beklenen şey, AKP destekçisi olan MHP'nin gücünü kırmak ve altını oymaktı. Temmuz 2015 tarihinden beri yükselişte olan milliyetçi dalga, İyi Partinin kadro kapasitesi, M.AKŞENER'in tüm zorlamalara rağmen karizmasının yetmezliği, hazırlıklarında yeterli bir sürenin olmaması, seçim sürecinde kullandığı dil ve CHP ile ilişkileri İyi Partinin görevini yapmasını engelledi.

İyi Parti MHP'nin gücünü kıramamış, İyi Parti HDP'nin ve M.AKŞENER de DEMİRTAŞ'ın gerisinde kalmışlardı. 
İyi Partinin aldığı oylar da radikal –milliyetçi sağ oyların hanesine eklenen oylardır.

Zaten 2008 ekonomik krizinden sonra Batıda da radikal sağ yükselmekteydi. İyi Partinin aldığı oylar MHP’nin oylarına eklendiğinde Türkiye’de de radikal/ milliyetçi sağcılığın vahim düzeye yükseldiği görülmektedir.

Sadet Partisi, Vatan Partisi ve HAK-PAR. Filler tepişirken ezilen çim noktasındaydılar. Bir varlık gösteremediler.

HDP barajı yine geçti Kürtler için değişen ne var? 
30 Haziran 2018

Bugünkü tablonun arka planı:

Sonraki yazıya

Bu Makele1634 Kez Okunmuştur