......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün2013
mod_vvisit_counterDün3196
mod_vvisit_counterBu Hafta23521
mod_vvisit_counterGeçen Hafta48933
mod_vvisit_counterBu Ay19776
mod_vvisit_counterGeçen Ay143443
mod_vvisit_counterTüm Zaman6852167

We have: 14 guests, 8 bots online
Senin IP no:: 18.206.187.81
 , 
Today: Jun 05, 2020

NASIL BİR ANAYASA?
AddThis Social Bookmark Button

NASIL BİR ANAYASA?

Kemal Burkay

Arşivimi karıştırırken rastladığım bu yazı dört yıl Önce Mardin Time için kaleme alınmıştı. Yeni anayasa değişikliğinin tartışıldığı şu günlerde onu okurlarla paylaşıyorum:

Türkiye, hukukçuların bir “deli gömleği” olarak niteledikleri 1982 Cunta Anayasası’ndan kurtulup sivil ve demokratik bir anayasa yapmaya hazırlanıyor. Bunu başarabilecek mi? Biz, özgür ve demokratik bir sistemi hayata geçirmek için bunu başarmak gerektiğine inanıyoruz.

Bunun için öncelikle darbe anayasasında belirlenmiş olan “değişmez maddeler” de dahil, çağdaş insan hak ve özgürlüklerine aykırı düşen tüm hükümler değişmeli, demokrasiyi engelleyen tüm kayıtlar ortadan kaldırılmalıdır. Devletin, “demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğu” temel belirlemesi korunmalı, buna federal sıfatı eklenmelidir.

Basın ve düşünce özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, inanç özgürlüğü, gösteri hakkı, işçi hakları, kadın hakları dahil, tüm temel hak ve özgürlükler Avrupa Birliği standartlarına yükseltilmelidir.

Gerçek bir laiklik için Diyanet İşleri Teşkilatı anayasal bir kurum ve devlet kurumu olmaktan çıkarılmalı, vakfa dönüştürülmelidir. Tüm inanç mensupları da kendi inançlarının gereği olan kurumları özgürce oluşturup yönetebilmelidir. Din dersleri zorunlu olmaktan çıkarılmalıdır.

Venedik Şartı normlarına uygun olarak şiddeti benimsemeyen her türlü dernek ve parti serbest olmalıdır.

Osmanlı’nın çöküşünün ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti de aynen Osmanlı gibi, sınırları içinde farklı kökenden, dilden, dinden, mezhepten çok renkli bir toplumu içermektedir. Bu nedenle devletin yapılanmasında bu çok renkliliğe uygun bir biçim benimsenmesi gerekirdi. Bu yapılmadığı, toplum tek renge boyanmak istendiği için 90 yıl boyunca ciddi sorunlar yaşandı ve bu günümüze kadar sürüp geldi. Büyük acılara yol açan, büyük bedellere mal olan Kürt sorunu bunlardan biridir.

Bu nedenle, hem ülkenin en büyük sorunu olan Kürt sorununun eşitlik temelinde ve adil biçimde çözümü, hem de genel olarak demokratik ve özgür bir toplum yaratmak için yeni anayasa şu ilkeleri kapsamalıdır:

1-    Devletin adı, kurumlarının adı (Parlamento, yargı, hükümet vb.), vatandaşlık, tek etnik gruba (Türk)atıf yapmaktan çıkarılmalı, ülkenin çok renkli toplumsal yapısına uygun biçimde tüm etnik grupları kapsayacak biçimde formüle edilmelidir. Devletin adı etnik değil coğrafi olmalı, kurumların adı da buna uygun biçimde değişmelidir;

2-    Anadilde eğitim serbestisi (ilkokuldan üniversiteye kadar) yeni anayasada yer almalıdır;

3-    Türk halkının yanı sıra ülkenin ikinci büyük etnik grubu olan, üzerinde yaşadığı coğrafya ve nüfus olarak yaklaşık üçte birini oluşturan Kürt halkının anadili Kürtçe, ülkenin ikinci resmi dili olmalıdır;

4-    Devlet bu çok renkli yapıya uygun olarak ademi merkeziyetçi biçimde yapılanmalı, federal olmalıdır.

Anayasa mümkün olduğunca kısa, dili sade ve bu çok renkliliğe ve demokratik öze uygun biçimde formüle edilmelidir.

Kemal Burkay

Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Başkanı

24 Nisan 2013

Bu Makele39825 Kez Okunmuştur