......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1783
mod_vvisit_counterDün3196
mod_vvisit_counterBu Hafta23291
mod_vvisit_counterGeçen Hafta48933
mod_vvisit_counterBu Ay19546
mod_vvisit_counterGeçen Ay143443
mod_vvisit_counterTüm Zaman6851937

We have: 8 guests, 41 bots online
Senin IP no:: 18.206.187.81
 , 
Today: Jun 05, 2020

Siyaset Bunaltınca
AddThis Social Bookmark Button

Siyaset Bunaltınca

Kemal Burkay

Bazen siyaset bunaltır adamı. Hatta bazen değil, sık sık bunaltır. Hele bu ülkede…

Televizyonu açarsın hep aynı adamlar… Sabah, öğle, akşam; günün 24 saati! Cümle televizyonları esir almışlar… Ne çok konuşuyorlar tanrım, ne çok!

Gazeteleri açarsın yine onlar; esir almışlar…

Öfke, tehdit, yalan yağmuru…

Ne demişti Nazım: “İnsanları sözle besliyorlar, domuzları patatesle…”

Ama sopayla eğitiyorlar…

Muktediri-Muhalifi, kamplarını kurmuş, kutuplarına çekilmişler. Zehirli okları birbirlerine çevrik…

Dudaklardan dökülen, kalemlerden damlayan, fikir değil, önyargı. Ezberler savaşıyor…

Siyaset siyah-beyaz… Daha doğrusu, ya siyah, ya beyaz…

İçerde herkes herkesle kavgalı. Dost veya yandaş değilse düşman; ortası yok…

Birileri barış fidanını sökerken ötekiler terör ekiyor; Ortadoğu’nun en bereketli bitkisi…

Dışarıda ise konu komşu, uzak-yakın, cümle âlem bir gün dost, bir gün düşman… Tanrım, meğer ne çok düşmanı varmış bu ülkenin!..

Nerdeyse “Yüz Atlı” atlarına binip Tuna boyunda sefere çıkacaklar! Viyana kapılarına, Cebel-i Tarık boğazına…

Bazen düşünürüm: Acaba lanete mi uğramış bu ülke?..

Hani “boykotçu” arkadaşlar gibi, “uğradıysa uğrasın, bana dert mi?!” diyemiyorum. Ben de (biz de) bu gemideyiz. Batınca hepimiz birlikte batacağız. Yanınca birlikte yanacağız.

Yalnız “bizim mesele” (hani şu mesele!) değil, bu ülkenin bütün meseleleri beni ilgilendiriyor, trafiği bile…

Şoförü-yayası kural dinlemeyince ortalık kan gölüne dönüyor. Ben de bazen o araçlarda yolculuk eden, bazen kaldırımlarda yürüyen biriyim…

Evet, siyaset bazen bunaltır adamı. Hatta bazen değil, sık sık…

Böyle durumlarda ya doğaya sığınırım, ya şiire… Doğa da şiir de huzur verir bana; siyaset oklarının açtığı yaralara merhem gibi gelir.

Bazen doğayı anlatan bir şiiri dost ve okurlarımla paylaşırım.

Bazen bir rubaiyle, bir şiirle öfkemi dağıtırım.

Ne demişti Mevlana: “Her lafa verecek cevabım vardır; ama bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım, adam mı diye…”

Benim de siyaset meydanındaki bu tür laflar ve bu tür adam olmayanlar için yedekte bir şiirim hep bulunur. İşte onlardan biri:

SANA DÜŞMAN GEREKMEZ

Bunca öfke, bunca kin

Bunca haset

Sana düşman gerekmez

Düşmanın yüreğinde

Önyargılarına tutsak olmuşsun

Sana zindan gerekmez

Prangalar beyninde

Gözlerin gerçeğe kör

Kulağın sağır

Kapalı bir kutusun

Ne ses, ne söz gerekmez

Ocak 2016

Bu Makele29914 Kez Okunmuştur
Last Updated on Saturday, 11 March 2017 19:09