......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün8372
mod_vvisit_counterDün5960
mod_vvisit_counterBu Hafta24951
mod_vvisit_counterGeçen Hafta33128
mod_vvisit_counterBu Ay139299
mod_vvisit_counterGeçen Ay237342
mod_vvisit_counterTüm Zaman1217255

We have: 80 guests online
Senin IP no:: 54.158.214.111
 , 
Today: Kas 22, 2017

8 MART VE KADIN
AddThis Social Bookmark Button

8 MART VE KADIN 

Bu yıl 8 Mart’a yine hunharca işlenen kadın cinayetlerinden dolayı yine hüzünlenerek, yine öfkelenerek, yine isyan ederek giriyoruz.  

Her gün en az 5 kadının öldürüldüğü bir coğrafyada yaşıyoruz. Her gün kadın cinayetlerini ve kadına yönelik şiddet haberlerini okuyor ve izliyoruz. Kadın cinayetleri gittikçe artıyor ve gittikçe hunharca işleniyor. Bunun en büyük nedeni cinayet ve  tecavüzün ardında yatan zihniyettir. Kadına yönelik  cinsel saldırı vakalarında bile erkekten çok kadını suçlayan bir zihniyet var. Örneğin ‘kadının akşam o saatte dışarıda ne işi vardı’ gibi söylemler, kadını baştan çıkarıcı bir obje olarak görme zihniyeti cinsel saldırı vakalarında artışa neden olmaktadır. İktidar bu zihniyeti, bakış açısını ortadan kaldırmak yerine kadına yönelik şiddete göz yummakta ve gerekli önlemleri almamaktadır. 

Kadın cinayetlerinin faili sevgili, koca, baba, erkek kardeş ya da ailenin başka bir ferdi olunca birçok şey görmezden geliniyor. Faili korumak adına ceza yargılamasında indirim sebeplerini bulmak için bahaneler yaratılıyor. Fail başka bir erkek olunca da yine bir bahane bulunup yine kadın suçlanmaktadır. 

Kadın cinayetleri arttıkça kadınlar çalışma yaşamından, sosyal çevresinden uzaklaştırılmaya ve bedeni üzerindeki hakları elinden alınmaya zorlanmaktadır. Kürtaj hakkı elinden alınmakta, doğuracağı çocuk sayısı da iktidar tarafından belirlenmektedir. 

Demokratik toplumların başarılarının arkasında yatan en önemli nedenlerden biri kadınların siyasete ve çalışma yaşamına yani ekonomiye olan aktif katılımlarıdır. Kadına yönelik şiddet ancak ve ancak toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanarak ve zihniyet değişikliğiyle azaltılabilir. 

Gerek yasal düzenlemelerde ve gerekse de siyasi partilerde olumlu ayrımcılık mekanizmasına gereken önem verilmemektedir.Diğer alanlarda olduğu gibi, siyasal yaşamda da kadın erkek eşitliğinin gerçekleştirilmesi yolundaki çabaların yoğunlaştırılması gerekirken uygulamada tam tersi yapılmaktadır. 

 Ne yazık ki 16 Nisan’da Referandumasunulacak anayasa değişikliğinde de kadınlar yok sayılmıştır. Kürt kadınları ise iki kere yok sayılmıştır. Bu anayasa değişikliğinde de Kürt kadınının kimliği reddedilmiş, Kürt dili yok sayılmıştır. Anayasanın tüm toplum kesimlerini kapsayacak bir şekilde halkın temsilcileri tarafından onların görüşleri alınarak yapılması gerekirken toplumun yarısını oluşturan kadınların görüşü alınmadan ve önemli bir nüfusa sahip Kürt halkına danışılmadan hazırlanmıştır.   

 Bu nedenle kadını, Kürt halkını ve toplumun farklı kesimlerini yok sayan Anayasa değişikliğine HAYIR diyoruz. 

Toplumsal eşitlik, özgürlüğümüz ve kimliğimize sahip çıkıyoruz. 

Tüm Dünya kadınlarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. 

Semra ARCAN GÖKÇEN 
HAK-PAR Genel Başkan Yardımcısı 

Bu Makele25003 Kez Okunmuştur