......
Türkçe (Türkiye)KürtçeEnglish

E-UYELİK SİSTEMİ

SEÇİM BİLDİRGESİ

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün1588
mod_vvisit_counterDün12341
mod_vvisit_counterBu Hafta31121
mod_vvisit_counterGeçen Hafta78640
mod_vvisit_counterBu Ay162283
mod_vvisit_counterGeçen Ay176579
mod_vvisit_counterTüm Zaman4783845

We have: 82 guests online
Senin IP no:: 54.209.227.199
 , 
Today: Jun 19, 2019

ALEVİ SORUNU ve İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ
AddThis Social Bookmark Button

Alevi sorunu da ülkemizin önemli sorunlarından biri. Bu ülkede yaklaşık 15-20 milyon dolayında bir nüfusa sahip oldukları tahmin edilen Aleviler, uzun dönem ayrımcılığa uğradılar, baskı gördüler ve kimliklerini gizlemek zorunda kaldılar.

Son dönemlerde yürütülen haklı ve meşru mücadele ile Alevi sorunu daha görünür oldu.

Aleviler artık daha çok dernek ve cem evleri kuruyor, ayinlerini görece daha rahat yapıyor olsalar da hâlâ Alevi sorunu gerçek anlamda çözüme kavuşturulmuş, haklı taleplerine cevap verilmiş değil. Örneğin Cem evlerinin statüsü tanınmadı, din dersi zorunlu olmaktan çıkarılmadı.

Biz HAK-PAR olarak öncelikle devletin Aleviliği kendine göre tanımlama anlayışını terk etmesi gerektiğini düşünüyor ve Alevilerin tüm haklı ve meşru taleplerinin geciktirilmeden karşılanmasını istiyoruz.

Alevilerin yanı sıra, diğer inanç grupları, örneğin Hıristiyanlar, Museviler ve Êzdi Kürtler üzerinde de ayırımcılık ve baskı türlü biçimlerde sürmekte. Bunun giderilmesi gerçek bir laikliğin hayat bulmasıyla mümkündür.

Bu ülke hiçbir dönemde laik olmadı.

Diyanet İşleri Başkanlığı gibi Sünni-Hanefi İslama göre biçimlenmiş bir devlet kurumu var oldukça ve aynı inanca uygun din dersi tüm yurttaşlar için zorunlu oldukça laiklikten söz edilemez.

Diyanet İşleri Başkanlığı bir vakfa, özel kuruma dönüşüp Sünni Müslümanlar için gerekli hizmeti sunmayı sürdürebilir.

Din dersi ise zorunlu olmaktan çıkarılmalı.

Her inancın mensupları dini hizmetlerini yerine getirmek için vakıflar ve benzeri kurumlar oluşturabilirler.

Türkiye’nin gerçek anlamda demokratikleşmesi için devlet din alanından elini çekmeli. Hiçbir inanca baskı yapılmamalı, hiçbir inanca imtiyaz tanınmamalı.

Biz HAK-PAR olarak böylesine gerçek bir laikliği, inanç özgürlüğünü savunuyoruz.

Bu nedenle inanç özgürlüğünden yana ve baskıya karşı olan tüm yurttaşlardan oy istiyoruz.

Bu Makele33935 Kez Okunmuştur
Last Updated on Friday, 09 October 2015 20:29