Seçimlere çeyrek kala Hak-Par ve ikircikli tutum içindeki ürkek dostlara |
Seçimlere çeyrek kala Hak-Par ve ikircikli tutum içindeki ürkek dostlara
Özünde kendimi bir neferi olarak saydığım Hak ve Özgürlükler Partisi'nde, dostlarımın ve arkadaşlarımın teveccühü ile bir önceki dönem Başkanlık Kurulu üyesi idim. Bu dönem de Genel Başkan Yardımcılığı görevini sürdürmekteyim.
Hak-Par'ın kurucusu olan bir kısım arkadaşların sorumluluk almadığı böylesi tarihsel bir dönemde, Kürt Ulusal Demokratik Mücadelesinin saflarında bir zaaf oluşmasın anlamında, bu görevi bilerek, düşünerek ve seve seve kabul ettim. Kürt Ulusal, Demokratik Mücadelesinin geldiği bu noktada mükemmel olmazsa da Hak ve Özgürlükler Partisi'nin Kürtlerin siyasal yaşamında önemli bir rolü ve misyonu olduğuna inanmaktayım. Temel felsefesi Kürt siyasal çevrelerinin asgari/azami birlik projesi olan bu organizasyonun Kürt siyasal yaşamında sabırlı bir sürecin sonunda uygun bir yere oturacağına ve Kürtleri doğru temsil edeceğine inancımı sürdürmekteyim.
Hak ve Özgürlükler Partisi'nin 2009 yerel yönetim seçimlerine katılmasının Kürtler adına alınmış çok cesur ve önemli bir karar olduğunu düşünüyorum. Bunun önemi alacağı oy miktarıyla asla ölçülmemelidir. Bir taraftan yüzyıllık bir ceberut Devlet tutumuna ve diğer taraftan bir tek şahsın özgürlüğüne endekslenmiş ve Kürtlerin acıları üzerinden kendini tanzim etmiş bir anlayışa karşı Kürdistan ve Kürtlük adına siyaset yapanların cesaretine ve çalışmalarına saygı duyulması gerektiğine inanıyorum. Kişi olarak Hak-Par içerisinde olma nedenim ise, 40 yıllık siyasal yaşamımda Kürdistan'a ve Kürtlere olan aşkımı, ait olduğum topluma karşı sorumluluğumu ve bağlılık görevimi yerine getirmek ve bir nebze de olsa halkıma hizmet amacını yerine getirebilmektir.
Buradan uzun yıllar birlikte olduğum arkadaşlarıma ve dostlarıma seslenmek istiyorum:
Geçmişte bulabildiğimiz her fırsatta Kürtler adına aynı acı ve sıkıntıları yaşadığımızı ve bu sıkıntılardan kendimizi ve halkımızı kurtarmanın yolunun Bilinen anlayışın dışında bir güç olmaktan ve bu gücü Kürtlerin özgürlüğüne, birliğine ve insanca yaşamına yönelik seferber etmekten geçeceği konusunda hep mutabık kalıyorduk.
Ancak geçmişte konuşulanlara rağmen bu seçim sürecinde bir takım dost, arkadaş ve hatta Hak-Par kurucularının çok şaşırtıcı bir şekilde kendilerini rölantiye almalarının geçmişteki söylemleriyle ne kadar çeliştiklerini maalesef acı ile izlemekteyiz.
Kürtler adına devrimcilik, demokratlık ya da yurtseverlik; Sanat(Fesat) sokağındaki kahvelerde süslü kelimeleri bir araya getirerek veya çok iddialı sözler söyleyerek siyaset yapıyor gibi görüntü vermeyi değil aksine Kürtlerin acılarına, sancılarına nasıl bir cevap olunacağı konusunda militan bir duruş ve ona uygun bir çalışmayı gerektirmektedir.
Böylesi bir dönemde Kürtlere karşı sorumluluklarını yerine getirecek her Devrimci Demokrat ve Yurtsever kişilik,
1- Halkın arasına girerek meydanlarda ve bulabildiği her fırsatta bu ceberut devlet anlayışına meydan okumasını bilmelidir.
2 –25 yıldan beri Kürtlere ödetilen ağır bedellere rağmen Kürt ve Kürdistan üzerine hiçbir doğru projesi olmayan ve sadece bu bedelleri bir kişinin özgürleşmesine tahvil eden düşünceyi deşifre etmelidir.
3 -Tüm şahsi, ailevi çıkar ve kaygılardan uzak Yurtsever bir tutum takınmayı ve cesur olmayı gerektirmektedir.
Yukarıda saydığım duruşu sergilemek ancak Kürdistan'a ve Kürtlere karşı sorumluluğu inanca ve imana dönüştürmekle mümkündür.
Seçimlere çeyrek kala yukarıda bahsi geçen dost ve arkadaşlara bir kere daha düşünmelerini ve tarihsel sorumluluklarından kaçmayarak ayrıca ayakları yere basmayan bu ikircikli tutumlarını yeniden gözden geçirerek Hak-Par'a destek sunmalarını öneriyorum.
Saygılarımla
Tébıni: Ev nıvis jı malpera www.kurdinfo.com hatiye sendı
Yazarın Önceki Yazıları
Seçimler Öncesi Sorumluluklarimiz
|