Diyarbakır İl Örgütümüz  Halepçe’de ölenleri andı

Halepçe Katliamı’nın 20. yıl dönümü nedeniyle partimizin Diyarbakır İl Örgütü tarafından anma etkinlikleri düzenlendi.

Yapılan anma etkinliğinde Halepçe katliamı sırasında çekilmiş fotoğraflar sergilenerek sinevizyon gösterisi yapıldı. Ölenlerin anısına mumlar yakıldı.

Halepçe Katliamı’nın 20. yıl dönümü nedeniyle partimizin bir çok il örgütünde anma anma etkinlikleri düzenlendi.
Diyarbakır il örgütü tarafından Koşuyolu Parkı’nda düzenlenen anma etkinliği 16 Mart günü akşam saatlerinde gerçekleştirildi. Etkinliğe Genel Başkan Sertaç Bucak’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

Katliama uğrayanlar için iki dakikalık saygı duruşu yapıldı.

Saygı duruşunun ardından Halepçe’de ölenlerin fotoğrafları sergilendi. Daha sonra ise sinevizyon gösterisi düzenlendi.

Etkinliğe katılanlar mum yakarak ölenleri andı. Yüzlerce kişi yaktığı mumlarla katliamı gerçekleştirenlere lanet okudular.

Diyarbakır  İl Başkanı Halis Nezan,  bir açıklama yaparak, katliamı kınadıklarını belirtti. 5 bin Kürdün öldürülmesine dünya devletlerinin sessiz kaldığını da ifade eden Nezan; “Kürt halkı da bir değil, binlerce darbe yediği halde ölmemiştir ölmeyecektir.” Dedi.

Türkiye’de, bu jenosidi kınamak için basın açıklaması yapan devrimcileri, yurtseverleri gözaltına alındığını tutuklandığını ve haklarında davalar açıldığını, böylelikle Türk devlet yetkililerinin Saddam dostlarına sahip çıktığını söyledi.

Nezan açıklamada şöyle dedi;

“16 Mart 1988 Halepçe katliamının 20. yıl dönümü.
Halepçe, Doğu Kürdistan sınırından 16 km. uzakta normal şartlarda 70 bin nüfuslu şirin bir yerleşim yeri. 1980-88 yılları arasında 8 yıllık Irak-İran savaşında, Dünyanın saygın politik insanlarından İsveç’in eski başbakanı ve o savaşta Birleşmiş Milletlerin temsilcisi olan Olof Palme bu savaşla ilgili olarak  ‘ Her ne kadar savaşan ülkeler Irak ve İran ise de, savaş bütün hızı ile  Irak tarafı ve İran tarafı Kürdistan toprağında olmaktadır. Büyük zarar gören Kürdistan halkı ve Kürdistan ülkesidir.’ demiştir.
Halepçe katliamında savunmasız çocuk, kadın, yaşlı insanlardan 5 bin ölü ve 7 bin sivil ömür boyu sakat kalacak şekilde yaralanmışlar. Suçları ise Baasi- Militarist anlayışa göre İran’la ‘ İŞBİRLİĞİ’ yaptıkları iddiası…
Nazilerin 1940’larda yani 2. Dünya Savaşında Yahudilere yaptığı jenosidi Saddam Kürtlere reva görmüştür. Bu Halepçe soykırımı ile birlikte 500 bin Kürt Türkiye sınırına,
1 milyon Kürt de İran sınırına doğru çekilmişlerdir.
Dünya bu soykırım olayına seyirci kalmıştır. O tarihte 50 yi aşkın İslam ülkesi komşu ülke Kuveyt’te toplantı halinde olduğu halde toplantı neticesi yapılan bildirimde Filipinler’den, Filistin’den, Bosna-Hersek’ten, Batı Trakya’dan, Bulgaristan’daki Türklerden, ( O toplantıya Kenan Evren’de katılmıştı) bahsedildiği halde Halepçe katliamı ile ilgili hiçbir beyanları olmamıştır. 
Türkiye’de, bu jenosidi kınamak için basın açıklaması yapan devrimciler, yurtseverler gözaltına alınmış, tutuklanmış ve haklarında davalar açılmıştır. Böylelikle Türk devlet yetkilileri Saddam dostlarına sahip çıkmışlardır. Bütün Dünya Saddam’ın Kürtlere karşı kimyasal silah kullandığını kabul ettiği halde Türk yetkilileri Türkiye’ye iltica eden mülteciler üzerinde yaptıkları muayene neticesinde kimyasal silah kullanıldığı izine rastlanmamıştır beyanında bulunmuştur.
Soykırıma tepki bir tek İsrail Devletinden geldi. Tel Aviv’de çok kalabalık bir kitle Kürtlere soykırım uygulayan Saddam yönetimini protesto etmiştir.
Saddam rejimi bir tek Halepçe soykırımı ile yetinmemiştir. Devamla ENFAL (Ganimet), ENFAL 1, ENFAL 2, ENFAL 3, ENFAL 4, ENFAL 5, ENFAL 6, ENFAL 7 ve ENFAL SON (8) toplam 182 bin korumasız ve savunmasız, yaşları 13 ile 60 arasında Kürt insanı evinden, bağından, bahçesinden, tarlasından alınarak Semt-i Meçhule götürülmüş ve bunlar diri diri toprağa gömülmüşlerdir. Saddam sonrası ortaya çıkarılan 3 yüzü aşkın toplu mezarlar bu ENFAL katliamlarının sonucudur.
1945 yani 2. Dünya Savaşında ABD tarafından HİROŞİMA ve NAGAZAKİ’ye atılan atom bombaları neticesinde ancak bu kadar insan ölmüştür. Kaldı ki Amerikalı pilotlar ‘ Biz Hiroşima ve Nagazaki’yi bombaladığımız zaman, attığımız bombaların atom bombası olduğunu bilmiyorduk. Bilseydik böyle bir bombalamayı yapmazdık’ demişlerdir. Ama Baasiler ve Militaristler bile bile Kürt halkına karşı hiç fütursuzca  ENFALide kimyasal silahı da gerekirse jenosidi de kullanmışlardır.
Konfüçyus’un bir sözü var. Diyor ki; ‘ İlk darbeyi yiyip de ölmezsen, korkma eskiden çok çok dinç olarak hayatta kalır ve yaşam savaşını verirsin’ der.
Kürt halkı da bir değil, binlerce darbe yediği halde ölmemiştir ölmeyecektir.

BASINDA HAK-PAR
Genel Merkez : Menekşe 2. Sk. 33/7 Kızılay / ANKARA Tlf: 0 312 418 23 40 - hakpar1@hakpar.org.tr - hakpar@hakpar.org.tr
                            Diclekent Bulvarı Yayla Sitesi A/Blok D:2 Kayapınar / DİYARBAKIR Tlf : 0 412 237 88 94