HAK VE ÖZGÜRLÜKLER PARTİSİ 3. OLAĞAN KONGRESİ SONUÇ BİLDİRİSİ |
Dünyada ve Türkiye’de çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde gerçekleşen 3. Olağan Kongre’miz, gündemindeki konuları görüşerek sürece ilişkin yeni politikalar belirledi ve organlarını yenileyerek çalışmalarını başarıyla sonuçlandırdı.
Dünyada yaşanan ekonomik kriz bir kez daha, başta ABD olmak üzere tüm ülkelerin ekonomisini kıskacına almış bulunmaktadır. Söz konusu kriz pek çok şirketin batmasına, ekonomilerin küçülmesine, işsizliğin ve hayat pahalılığın artmasına neden olmaktadır. Bu krizin etkilerini azaltmak için hükümetlerin başvurdukları tedbirler ise faturanın yoksul ülkelere çıkmasına yol açmaktadır.
Kriz Türkiye’yi de sarmalamaya başlamıştır. Hükümet ve muhalefet partileri soruna gerçekçi çözümler bulmak yerine, gelişmeleri seyretmekle yetinmektedirler.
Oysa bu kriz Türkiye’de işsizliğin daha büyük boyutlara ulaşmasına, yoksulluğun tırmanmasına, sosyal patlamalara zemin hazırlamaktadır.
Kongremiz, hükümeti küresel kriz ve yaratacağı sonuçlar konusundaki seyirci tutumundan vazgeçmeye, soruna akılcı, çağdaş ve geniş halk yığınlarının yararına önlemler almaya çağırır.
Türkiye mevcut sınırlı ekonomik kaynaklarını istihdama, kamu yararına harcamak yerine Kürt sorununun çözümsüzlüğünden beslenen militarist çarkı güçlendirmekte, içerde ve dışarıda yürütülen savaş ve operasyonlarda tüketmektedir.
Türkiye’de militarizmin güçlendirilmesi ve cesaretlendirilmesi var olan sorunların giderek kangrenleşmesine neden olmaktadır.
Bugün Türkiye’nin gelişmemesinin, demokrasi alanında yaşadığı sorunların, ekonomik krizlerle boğuşmasının altında yatan en önemli neden Kürt sorunudur.
Kürt sorununda izlenen çözümsüzlük politikası, Avrupa Birliği sürecindeki demokratikleşme ve reform çabalarını durdurmuş, sivil anayasa tartışmaları yerini yeni OHAL rejimi tartışmalarına bırakmıştır.
25 yıldır devam eden şiddet ortamı, milyonlarca insanın yerinden yurdundan edilmesine, binlerce köyün yakılıp yıkılmasına, binlerce insanın faili meçhul cinayetlere kurban gitmesine yol açmıştır. İçeride ve sınırların ötesinde yürütülen yüzlerce operasyon ile sürdürülen savaş, ırkçılığın, şovenizmin, militarizmin güçlenmesine neden olmuş, Türkiye metropollerinde Kürtlere yönelik etnik temizlik provaları ile yeni bir aşamaya getirilmiştir.
İzlenen şiddet politikaları yalnızca Kürtleri etkilemekle kalmamış, bir bütün olarak Türkiye’nin yoksullaşmasına, demokratikleşmesine, gerilemesine, komşularına dönük düşmanca tutumlar içine girmesine yol açmıştır.
Türkiye’de uzun bir süredir gündemi işgal eden, Ergenekon davası da göstermiştir ki Kürt sorununda izlenen militarist politikalar, TİT, JİTEM, Kontr-Gerilla, Özel Harp Dairesi, gibi isimler arkasında gizlenen derin devleti güçlendirmekte, bu da demokratikleşme ve çağdaş dünya ile bütünleşme süreçlerini sabote etmekte, statükoyu koruma amacıyla darbelere zemin hazırlamaktadır.
Militarizme, ırkçılığa ve şovenizme karşı cesurca bir tutum alınmadıkça, rant kaynağı kirli savaş durdurulmadıkça, Türkiye’nin çoğulcu etnik yapılanmasına uygun adil ve gerçekçi bir idari yapılanmaya gidilmedikçe; huzur, barış ve refaha kavuşmak, gelişmiş çağdaş ülkeler seviyesine ulaşmak mümkün değildir.
Kongremiz, hükümetten, şiddete dayalı geleneksel çözümsüzlük politikasını terk etmesini, Ergenekon, TİT, JİTEM ve Kontr-Gerilla gibi yapılanmaları Kürt uzantıları ile birlikte açığa çıkartıp lağvetmesini, Kürt sorununun adil çözümü için barışçıl, demokratik kanalları açmasını ve diyalog sürecinin başlatmasını talep eder.
Bilindiği gibi Türk devleti, ikinci kez, sınır ötesi operasyonlara olanak tanıyan tezkereyi mecliste kabul etti. PKK’nin eylemleri gerekçe edilerek Oysa, Güney Kürdistan’a askeri operasyon gerçekleştirmek ne PKK sorununun çözer, ne de Kürt sorununu ortadan kaldırır. Bu güne dek Güney Kürdistan topraklarına yapılan irili ufaklı yüzlerce operasyonun hiçbir işe yaramadığı ortadadır.
Güney Kürdistan topraklarına yönelik askeri operasyonlar Türkiye’nin sınırları içinde yaşayan 20 milyon Kürdü üzmektedir ve bu yaklaşımın Türkiye’nin yararına olmadığı çok açıktır.
Kongremiz, Türkiye’yi, Güney Kürdistana yönelik askeri operasyonlardan vazgeçmeye, Kürdistan Federal Hükümeti ile barışçıl ve dostane ilişkiler geliştirmeye çağırır.
Kongremiz, Kürt sorununun barışçıl, demokratik çözümü için bütün Kürt ulusal demokratik güçlerin ortak politikalar etrafında birleşmesi gerektiğinin, halkımızın önüne çıkan fırsatları değerlendirmek için güç birliği yapmalarının önemini vurgular.
Kongremiz, halkımızı, birlik perspektifine sahip partimiz içinde kenetlenmeye ve ona sahip çıkmaya çağırır.
|